Öğretmenlerle İki Çift Laf: 4. Düz anlatım öldü mü?

Geleneksel yöntem diye bilinen (Düz) Anlatım öldü mü?

 

Anlatım yöntemini ölmeden mezara koymak ve arkasından rahmet okumak ciddi bir suçtur. Yapanları tevkif edin lütfen. Ders anlatımını seviyorum ama bazen öğrenciler sevmeyebiliyorlar. O zaman öğrencilerin seveceği şekilde ders anlatalım. Düz anlatımınızı şekillendirin, yamultun, çeşitlendirin ve zenginleştirin.

 

Geleneksel yöntemler, eğitim camiasında bazen çok acımasız eleştirilere maruz kalır ve akademik araştırmaların çoğunda amaç, ileri sürülen yöntemin “geleneksel yöntem” karşısındaki zaferini göstermek amaçlıdır. Anlatım yöntemi, öğretmenin konuyu otokratik-tek yönlü ve de çoğu zaman öğrencilerin pasif olarak bilgileri aldığı bir yöntem olarak anılır. Çeşitli açılardan da hakkı teslim edilir. Nispeten kolay ve ekonomik (fukara dostu) oluşu, kalabalık sınıflarda kurtuluş oluşu, zaman kısıtlı ise biçilmiş kaftan oluşu, dersin özellikle giriş ve konunun özetlenmesi gibi noktalarında işe koşulmaya son derece uygun oluşu hak tesliminin sebeplerinden bazılarıdır. Tüm bunlara rağmen, son derece acımasız eleştirilmesine ve dile gelse, ‘beni bir rahat bırakın ve istediğiniz yöntemi kullanın’ diyecek olmasına rağmen, yine de peşini bırakmayız ve bizlerin yani öğretmenlerin ve hocaların en yaygın ve fazla olarak kullandığı bu yöntemdir. Çünkü öğretmenler de çoğunlukla kendi öğretmenlerinden öğrencilik süreçlerinde bu yöntem ile ders aldıklarından artık öğretmenlerin DNA’larına zerk etmiştir bu yöntem. Aslında hiçbir zaman tedavülden kalmayacaktır bu yöntem; çünkü bilinen ve her şeye rağmen kullanılan ve hayatta kalmayı başarabilmiş bir yöntemdir. Bu yöntemde öğrencilerin nispeten pasifliği ve öğretmenin aktif oluşu en çok eleştirilen noktadır ve haliyle bu eleştiri de gerçeklik payı vardır. Ama diğer taraftan fiziken öğrenci pasif olsa da doğru ellerde öğrencinin düz anlatım yönteminde pasif kalması mümkün değildir. Bu yöntemi dersin çeşitli bölümlerinde işe koşan öğretmenin alana hâkimiyeti fazla, hitabet gücü kuvvetli ve beden dili de bu hitabeti destekliyor ve anlatılan konu ya da konular öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda örneklerle bezenebiliyorsa, öğrenci zihninin pasif kaldığı düşünülemez. Buna ek olarak böylesi bir öğretmenin sınıfındaki dersler damaklarda şiir tadı bırakır ve bir o kadar akıllarda kalır. Bu yöntemi zenginleştirmek ve etkililiğini artırmak adına soru-cevap yöntemi ve kimi materyaller (resim, ses, video vb.) düz anlatımın arka planıyla uyumlu ve ahenkli destekleniyor ve kullanılıyorsa, etki alanının oldukça genişlediğini söylemek yerinde olur. Bu arada şunu da belirtmek gerekir dersi zenginleştirme amacı ile kullanılan kimi yöntem, teknik ve materyaller bazen arzu edilen ve amaçlanan etkiyi vermekten uzak kalabilir. Burada amaç farklı yöntem ve teknikleri gerçekten birbiri ile uyumlu halde kullanmak ve prensipli bir şekilde bir araya getirmektir. Her yöntemin ve tekniğin üzerinde ciddi anlamda düşünülmeden bir arada kullanımı ve tasnifi yarardan çok zarar getirir; söz konusu bu yöntemler ne kadar modern ve çağdaş olurlarsa olsunlar. Dolayısı ile burada öğretmenin yine alan bilgisi, pedagojik donanımı kendini belirgin bir şekilde gösterir.